Facebook'ta takip et. Abone Ol!
Hayal gücünü kumla birleştiren adam
İş Hayatı
2016-06-09 18:41

Hayal gücünü kumla birleştiren adam

Sanat kuşkusuz çok geniş bir kavram. İçinde birçok dala ayrılıyor. Bunlardan biri de kum sanatı; biraz kum, hafif ışıkla aydınlatılmış bir masa ve yetenekli bir kum ressam... Türkiye'de kum sanatının öncülerinden Veysel Çelikdemir, "Bir gün 'İstanbul’un fethini 'kum sanatıyla anlatsam nasıl olur?' diye düşündüm. Bu andan itibaren uykularım kaçtı" sözleriyle, sanata ilk adımını ve hayallerini anlattı.

Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı'nın yapımcılığını üstlendiği 'Yetenek Sizsiniz' Yarışmasında adından söz ettiren Veysel Çelikdemir, yarışmada yakaladığı popülerliğin de etkisiyle kum sanatı konusunda farkındalık yarattı. Çelikdemir, sanat geçmişi ve kum sanatı üzerine Mutlucan Akay'a konuştu.

Güzel sanatlareğitimi aldınız. Bu kararınızda ne etkili oldu?
Resim, hayatımın en vazgeçilmez unsurlarından bir tanesi. Kendimi bildim bileli resim hayatımda hep vardı. Bana düşen ise bunu daha da geliştirmekti. Bu yüzden güzel sanatlar lisesi ardından Gazi Üniversitesi Resim İş Öğretmenliği bölümünü bitirdim.

Sanat hayatına başlayan herkesin bir hikayesi vardır. Sizin hikayeniz nedir?
Sanat hayatı doğumla başlayan bir süreçtir. Allah bazı insanlara bazı yetenekler verir. İnsanlar bunu ya büyümeye başladığında fark eder ya da büyüdükten sonra bir olay/durum yeteneğini tetikler. Ben yeteneğimi erken fark edenlerdenim. Çocuk yaşlarda resim yapmaya başladım. Hayallerimde her zaman resim vardı. Kendime güveniyordum. Eğitim sürecinde de şansım yanımdaydı. Öğretmenlerimin resim konusundaki bana olan güvenleri resim sanatına olan ilgimi kat kat arttırdı.

Kitap resimleri çizdiniz, çizgi romanlar hazırladınız. Peki kum sanatına yönelmeniz nasıl oldu?
Resim çizmeye okul öncesinde başladım fakat asıl kendimi bulduğum yer ilkokul yıllarında bizlere dağıtılan okul dergileriydi. Her ay dergilerin gelmesini beklemek en büyük hobimdi. Dergileri hızlıca karıştırır, resimlerine bakardım. Sevdiğim resimlere bakarak sürekli çizmeye çalışırdım. Bir gün bu derginin çizerlerinden biri olmanın hayallerini kurardım. Üniversite yıllarında yayınevleriyle tanıştım. Artık o dergiler yerini Kitaplara bırakmıştı ve ben bu kitapların çizerlerinden biriydim. Kim bilir belki de benim çizilerim de birilerine ilham oluyordur. Bu vesileyle çizgi roman, hikaye ve masal kitapları resimleme süreci başlamış oldu. Kum sanatı önceden de bildiğim, fakat hiç deneme fikrinin oluşmadığı bir sanattı. Ta ki bir gün 'İstanbul’un fethini 'kum sanatıyla anlatsam nasıl olur?' fikri aklıma gelene kadar. Bu fikirden sonra uykularımın kaçtığını hatırlıyorum. Sürekli hayalini kuruyordum. Denemelere başladım ve kum sanatının büyüsü beni içine çekti. Bir çizer olarak kumun bende yarattığı etki kalemin yarattığı etkiden daha farklı. İkisinin de kendine özgü duygusu var. Kalemin, fırçanın ve kumun. Hangisi diye sorarsanız hepsi. Böylelikle kum sanatı başlamış oldu.

Gösterilerinizi müzik eşliğinde yaptığınızı görüyoruz. Kum sanatında müzik ne ifade ediyor? Müziğin bir bütünlük sağladığına inanıyor musunuz?
Müzik, gösterilerin büyük bir parçası. Hatta yüzde 50'si diyebilirim. Aynı gösteriyi farklı müziklerle izlediğiniz zaman bile size başka duygular yaşatır. Müzik seçimi en az yapılan kompozisyonlar kadar önemlidir. Müzik seçimi, müziğin volümü bile gösterideki duygunun seyrini değiştirebilir. Kum sanatı eşittir müziktir, diyebiliriz.

Kuma ruh katıp bir karaktere büründürüyorsunuz. İzleyenler de o karakteri kendisiymiş gibi düşünüyor...
Böyle düşünmeniz beni çok mutlu etti. Bana soracak olursanız samimiyet derim. Gönül süzgecimden geçmeyen hiç bir görseli yapmamaya gayret gösteriyorum. Çalışmaları yaparken genellikle seyircileri hayal ediyorum onların duygularını düşünmeye çalışıyorum. Ve bir çok şeyi de onların kendi hayal dünyalarına bırakmak istiyorum. Samimiyetin ve emeğin ürününü ne olursa olsun seyircilerin fark ettiğini gayet iyi biliyorum. Bunu yaşayabilmek ve yaşatabilmek içinde elimden gelen gayreti göstermeye çalışıyorum.

Gösterilerinizde kullandığınız kumun bir özelliği var mı? Bu sanat her kum çeşidi ile yapılabilir mi?
Kum tamamen gösteriler için özel olarak benim hazırladığım kum. Rengini ve inceliğini tutturana kadar değişik kumlardan karıştırıp, çalıştığım bir kum. Şunu da belirtmek gerekir diye düşünüyorum. Kum doğası gereği kirli ve tozlu bir malzemedir. Sürekli solunduğu zaman zarar verebilir. Çocuklara ve engellilere özellikle kumu tavsiye etmiyorum. Daha masum bir malzemeyle yapılmaya çalışılmalı diye düşünüyorum.

'Yetenek Sizsiniz'e katılıp, rüya takımda yer aldınız ve birinci oldunuz. Bu başarıdan sonra hayatınızda ve sanatınızda neler değişti? Halkın tepkisi nasıl oldu?
'Yetenek Sizsiniz' yarışması, hayatımın en büyük dönüm noktalarından biridir. Yarışma vesilesiyle insanlara sanatımızı tanıtabildik. Ülkemizde de bu sanatı yapan birinin var olduğunu halkımız görmüş oldu. Aslında bakarsanız, benim hayatımda değişen pek bir şey olmadı. Ben yine sanatımı en güzel şekilde icra etmeye gayret gösteriyorum. Sürekli daha güzel nasıl yapabilirimin peşindeyim. Ve tabi ki bu kadar başarılı yarışmacılar arasında birinci çıkmak elbette büyük mutluluk. Allah nasip etti ve gerçekten büyük mutluluk.

Geçtiğimiz aylarda 'Yetenek Sizsiniz' şampiyonlarından Atalay Demirci ile bir çalışma yaptınız. Bu çalışmadan bahseder misiniz?
Atalay Bey bildiğimiz gibi Türkiye ve dünyanın bir çok bölgesinde gösteriler yapan ve çokta başarılı bir isim. Bilindiği gibi şiirlerde yazan ve seslendiren biri. Benden de gösterilerinin sonunda okuduğu bir şiiri için kum sanatıyla bir fon yapmamı istedi. Şiirin konusunu anlatan bir çalışma hazırladık. Son gösterisi olan "Ne Alaka" programında izleyicilerle buluştuk ve gösterisinin galasına katıldık.

'Kum sanatıyla ilgili kurs açmayı düşünüyorum' demişsiniz. Bu plan devam ediyor mu?
Kurs açmayı düşünüyorum evet. Ama doğru zaman doğru yeri bekliyorum. Biraz daha zaman var sanırım. Kurs açtığımda amacım resim sanatını seven insanlara ulaşmak ve resmi sevdirmek olacaktır.

Farkındalık yarattığınızı düşünüyor musunuz?
Aslında düşünüyorum. resim sanatı malumunuz duvarlara asılan tablolardan ibaretti. Bunu sahneye taşıdık. Yaptığım içeriklerle insanların gönül dünyalarına resimle dokunmayı başardım. Sadece bir kare donuk bir resimden ziyade insanlar bir hikayenin içinde yer alma fırsatı buldu. Resim bu sayede bir ruh kazandı ve alkış aldı.

Türkiye’de sanata verilen önem ve kum sanatının gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ülkemizde hemen her sanatçı gibi ben de maalesef sanatın tam manasıyla önemsenmediğini düşünüyorum. Bunun pek çok sebebi var. Teknolojik gelişmeler, makineleşme, dini inanışlarımız ve ekonomik gelişmişlik resim sanatının önündeki en büyük etmenler. Bize düşen yapabildiğimizin en iyisini yapmak. En önemlisi yapmaya devam etmek. İnsanoğlu var oldukça sanat ve sanatçıya ihtiyaç hep olacak.


Bu haber 1495 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   5 + 1 = ?

HAVA DURUMU

ISTANBUL

SON YORUMLAR

ANKETLER

16 Nisan Referandum Sonucu Ne Olur?

Avrupa Yakası Gazetesi © 2015 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim